Güz çocuğu Turgut, kimdir?

Anadolu’nun kalbinde Ağustos’un en hüzünlü ve bir o kadar da heyecanlı
gününde, beyaz, mağrur bakışlı, güz ruhlu bir çocuk doğdu. Sırtından oluk
oluk ter akan annesinin kucağına gözleri yumukken gelen Turgut, emerken
kana kana hayata başlangıç sütünü, bu dünya için duygu şelalesini
akıtacağından habersizdi...

Turgut ‘’Uyar’’ ama ‘’Uymaz’’ : Geyikli Gece üzerinden uyumsuzluğun bir karşılaştırması/ Sevda Çiftçier

Turgut Uyar , ikinci yeni şiiri denince aklımıza gelen isimlerden birisi . Onu Turgut Uyar yapan kimlik. bir yalnızlık senfonisinde saklı, reel dünyadan uzaklaşma çabalarının yansımalarıdır. Onun şiirleri çatışmalar, karşıt güzellikler ve imgelerden

Yeni Baştan/ Emre Şengür

Bir dili yeni baştan yaratmak
Aşk ile mümkün olurdu
Saçların birer harf

Dünyanın en uzun alfabesine meydan okurcasına
Ellerim kalem mürekkebi ezelden kalma...

Bir Sabah Uyansam/ Emel Bulut

Ne zaman hayata dair bir mucize istesek “bir sabah uyansam” ile başlayan cümleler kurarız. Bir sabah uyansam ve...
Tümcenin sonu aslında tamamıyla o an ne istediğimiz ya da ne arzuladığımız ile alakalıdır. Bundan beş sene öncesi veya beş sene sonrası için kafamızda kurduğumuz şeylerle ufaktan yakından
alakası yoktur.

Çark/ Furkan Pakır

Çevrendeki herkes başarılıydı. Babanın iş arkadaşları, çocuklarıyla gurur duyuyordu. Alt komşunun kızı yurtdışına çıkmayı garantilemişti bile. Okulundaki en iyi arkadaşın sonunda mezun oluyordu. Öğretmenlerin o itici bakışları ve sınıfı azarlarken gözlerindeki o alaycı tavır hep sanaydı. Anlamıyorlardı seni.

Kaplumbağanın Kelebek Dansı/ İrfan Uğur

Çoğumuza göre kaplumbağalar hantal, yavaş ve tembel yaratıklardır. Acaba, onları öyle sanmamızın sebebi bizde öyle bir görüntü uyandırmalarından olabilir mi? Oysaki kaplumbağalar için, uzunca geçen bir ömrün tozlu yollarında ilerlerken, hızlıca koşup gitmenin hiç bir acelesi yoktur...

Yaşlı Yel Değirmeni’nin Ölümü/ Ali Demir

Yaşlı Yel Değirmeni, her sabah arkadaşı Rüzgar’ın gelişini haber veren o ılık esintiyle uyanırdı. Yine böyle uyandığı bir gün seyretmeye doyamadığı...

Vincent Van Gogh Patates Yiyenler (The Patato Eaters)/ Caner Kemahlıoğlu, Yüsra Dirik 

Hollanda’lı ressam Vincent Van Gogh’un 1885 yılında çalıştığı, Van Gogh Müzesi’nde sergilenen Patates Yiyenler eseri ile döneminde ön plana çıkmış bir sanatçı olmuştur. Sanatçı eserlerinde hem kendi iç dünyasını yansıtmış, hem de çevresini gözlemleyerek köylü ve işçi kesimi insanların yaşamlarını sanatına...

Zincirleme Sanat Tamlaması/ Saygın Ünel

İnsanı yaşadığı çağ mı şekillendiriyor? Yoksa insan mı yakaladığı bir zaman dilimini yoğurup şekillendiriyor? Belki de bu paradoksun diyalektiğinde geçen sürece “çağ” adını verip peşinden sürükleniyoruzdur. Evrende her şeyin dinamik olduğunu düşünürsek...

Tek Kullanımlık Samimiyet/ Beyza Yazıcıoğlu

Hava yağmurlu ,yağan yağmurun bıraktığı damlacıklar camıma desen oluyor. Şemsiye ile geçen insanları izliyorum. Kasvetli hava damlacıklarını serperken bana umut yağdırıyor mutluluk hissiyle ıslatıyor beynimin içini. Bir şeylere yeşerdiğimi hissediyorum....

Cennettedoğan/ Lavinya Öz 

Tam üç gün boyunca mücadele etti kadın.
Diğer sekiz balasında böyle olmamıştı hiç. Gıkı bile
çıkmamıştı.
Canından can... Kanından kan...
Bu kez; ne ana doğurabildi, ne balası doğabildi...

Güzeşte/ Sebile Demir

Mazi kalbimde kanayan bir yara. Çocukluğum özlemle hasret duyduğum çocukluğum. Çabucak büyümek isterdim ben, kocaman olmak isterdim .
Büyüyünce her şeyin daha güzel olacağını düşünürdüm.

özlem duyduğum yıllar bu muymuş...

Genç ve Zengin/ Güneş Öztoprak 

Adım Hakan, devlet memuruyum. Babamda devlet memuruydu. Annem bizi bırakıp başka bir adama kaçtı. Babam tüm parasını kumarda kaybedip sonunda intihar etti. Anlayacağınız terkedilenler kulübüne ben de üyeyim. Onlardan bana kalan on tane daire ve yüklüce miktarda banka hesabı.

Umut/ Şeyda Kocabaş

İnsan vücut bulmuş kelimesiydi umudun. Değil bir kelime milyonlar yazmak anlamazdı bu sihirli sözcüğü anlatmaya. Her gönülde farklı bir isim bulmuştur kendine. Her gönülde öyküsü farklı olmuştur. Kiminin karanlık rüyasının aydınlığı. Kimi için yârine yazdığı mektuptaki ince ince işlenen satırlar. Kimi için ise gelecek ile varlığıdır. Bazılarımıza göre de Tövbe yakarışı, affedilmek ve teslimiyetti...

Araf/ Mehtap Sağocak

Gün ağarıyordu. Sabahın bu alacakaranlığında, uyanık olmayı, güneşin doğuşunu karşılamayı, güne enerjik ve zinde başlamayı seviyordu Gündüz.
Leyla sahne aldığı gece kulübünden eve geldiğinde neredeyse gün ağarıyordu. Makyajını temizlemeden, üstündekilerle yatağa attı kendini ve anında uykuya daldı...

Sevgili Anneciğim.../ İrfan Erdoğan 

Aramızdan ayrılalı bir hayli zaman oldu ama biz seni hiç ama hiç unutmadık. Her an bizimleymişsin gibi yaşamaya devam ettik. Hasretin dayanılacak gibi değil ama yapacak bir şey de yok. Kendimizi yokluğuna alıştırmaktan başka ceremizin olmadığını bilip öyle yaşıyoruz işte. Bazı insanlar mesela yanı başınızdayken...

1   2   3   4   5