Kirpi Edebiyat ile Röportaj

“sevdiğiniz bir işi yapmanız sizi ileriye götüren inanılmaz bir güç. Ben bu gücü Kirpi ile bir daha keşfettim.”

 

Okuyucu kitlesi tarafından oldukça saygın ve takdir toplamış, köklü bir yayın olan Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Bu söyleşiyi mümkün kılan ilgileri için tekrardan teşekkürlerimizi iletiyoruz...

Öncelikle kendinizi tanıtmanız ve yayın kurulundaki görevlerinizi belirtmeniz ile başlayalım.
Merhaba, Kirpi Edebiyat ve Düşün dergisinin hem dijital hem de basılı sayısının yazı işlerimi müdürü ve editörü olarak çalışıyorum. Ancak önceki profesyonel hayatım şimdikinden çok farklıydı. Beyaz yakalı olarak farklı firmalarda uzun seneler İnsan Kaynakları yöneticiliği yaptım. Hatta akademik eğitimin de bu yöndedir. Çok sevdiğim ve severek tercih ettiğim bir alandır ve umarım ki yarım kalan doktora çalışmalarımı da tamamlayarak bu alanda daha ileri gitme planlarımı gerçekleştiririm. 2015 yılından beridir de profesyonel hayatıma danışman ve editör olarak devam ediyorum. 2015’de kurumsal yaşamdan daha rahat bir yaşama geçiş yapmak için freelance çalışmaya başladım. Şu an firmalara insan kaynakları alanında danışmanlık vermenin yanı sıra hem içerik hem de dergi ve kitap editörlüğü yapıyorum. Her zaman bir kitap kurdu oldum ve edebiyat hayatımın ayrılmaz bir parçasıydı. Şimdi Kirpi ile bir bütün

olarak yürüyoruz.


Derginizin adı olan “Kirpi’nin hikâyesi nedir? Refik Halit Karay’ın muhtelif dergilerde mahlası olan Kirpi ile bir ilgisi var mı?
Aslında bu soruya kesin bir evet veya kesin bir hayır diyemeyiz. Kirpi hem edebiyatın içinden hem de edebiyata isyan olarak doğmuş bir dergidir. Özellikle edebiyatın endüstrileşmesi biraz da Kirpi’yi doğurdu da diyebiliriz. Edebi ürünlerin basitleşmesi, bir tüketim malzemesi olması Kirpi’nin buna isyanı ile doğmuş bir dergidir. Amacımız edebiyatı herkes için yapmaktır, bu sebeple mottomuzda dediğimiz gibi sayfalarımız herkese açıktır. Her bir kelime bizim için değerlidir.

Derginizin kuruluş sürecinden bize biraz bahsedebilir misiniz?
Dijital dergimizin kuruluşunda ne yazık ki yoktum. Ama çok değerli arkadaşlarla gerçekten çok büyük emekler ile kurulan bir dergiyiz. Dijital dünyada parmakla sayılacak kadar az online dergi varken bizde varız dedik ve aralıksız olarak yayın hayatımıza devam ediyoruz. Geçen sene de üç aylık olarak basılı dergi olarak raflarda yerimizi almanın gururu da içimizdedir tabi ki. Yakında dördüncü basılı sayımızın basımı tamamlanacaktır.

Kirpi 7 yıldır ara vermeden yayın hayatına devam eden bir dergi, peki sizi yıllar boyunca sürekliliğe teşvik eden önemli etkenler nelerdir?

Aslında Kirpi neredeyse 9 yıldır yayın hayatına devam ediyor. Birçok değerli ekip arkadaşımız oldu. Dergiyi kuranlar ve bugüne getiren burada isimlerini sayamayacağım kadar çok arkadaşımızın edebiyata olan sevgisi ve şimdi de bizim edebiyat olan sevgimiz en büyük teşvikimizdir. Biz Kirpi’den maddi bir kazanç beklentisi içerisine girmeden edebiyata verdiğimiz gönülle çalışıyoruz. Ortaya çıkardığımız yayın, yazar ve şairlerin teşekkürleri de bizi teşvik eden güzel şeylerdir.

Yayın hayatına giren ve girmeye devam eden güncel edebiyat dergileri hakkında görüşleriniz nelerdir? Büyük kitlelere ulaşmış dergilerin artık yazı kalitesinden çok kişisel popülariteyi dikkate aldıklarına dair eleştirilere katılıyor musunuz?

Açıkçası bu soruyu Kirpi’nin mutfağında çalışmadan önce sorsaydınız muhtemelen farklı cevaplardım. Ancak şimdi bu işin ne kadar zorlu, meşakkatli ve emek isteyen bir iş olduğunu anlayınca dergilerde çalışan herkesi canı gönülden kutluyorum. Yazı kalitesi aslında çok sübjektif bir konudur. Kesin çizgilerle ne yazık ki ayırmak mümkün değildir. Yani “yazı” konusunda her şey net değildir kesin çizgilerle ayrılamaz. Çünkü yazmak çok özel ve kişisel bir deneyimdir ve herkesin bu deneyimden aldığı tatlar farklıdır. Birine güzel gelen başkasına vasat gelebilir. Ya da çok sevilen trend olanlar başkaları için orta kalite olabilir. Okumakta yazmak gibi kişisel bir başka deneyimdir. Aslında yazma ve bunu yayınlama cesaretini gösterenleri takdir etmektir. Şunu da eklemek istiyorum ki popülarite hayatın artık vazgeçilmez bir parçası normal olarak edebiyatı da etkiliyor. Burada önemli olan sizin onu hayatınıza ne kadar sokup ne kadar sokmadığınızdır. Galiba asıl olan ikisi arasında dengeyi kurmak ve sürdürmektir.

Sizin ve yayın ekibinizin dergi için belirlediğiniz sabit bir felsefeniz var mı? Bu felsefenize ayrı düşen icralarda bulundunuz mu?
Tabi ki farklılıklarımız oluyor ama Kirpi’yi Kirpi yapan da bu farklılıklardır. Her bir kelime ve her bir ses gibi her bir düşünce de çok değerlidir. Sonuçta konuşarak anlaşmanın her zaman yolunu buluyoruz. Yayın kurulumuzda yer alan birbirinden değerli yazar ve şair arkadaşlarımızın Kirpi’ye verdikleri destekler ile hem onlar hem de dergimiz büyüyor. Sabit bir felsefeden ziyade sabit bir mottomuz vardır. “Sayfalarımız herkese açıktır” Ama diğer yandan da siyaset, ötekileştirme veya hareket gibi ahlaki ve etik kurallara aykırı olan ve asla kabul etmediğimiz durumlarda vardır. Bu tarz yazılar, düşünce ve yorumları her zaman engelledik ve engelleyeceğiz.

Sizi diğer dergilerden ayırdığını düşündüğünüz önemli özellikleriniz nelerdir?

Kirpi ve kendimiz olmamız. J Aslında bunu söylemek çok zor. Çünkü birçok edebiyat dergisini takip ediyorum. Hepsinde beğendiğim veya beğenmediğim yerler olabiliyor. Kirpi’de bazen çok iyi bazen orta seviyede olabiliyor. Bence dergimiz de yaşayan bir insan gibi. İyi ve kötü zamanları olan bir dergi. Kirpi olarak kendi hikayemizi hem dijital de hem de basılı mecralarda yazmaya çalışıyoruz. Belki de farkımız budur bunu okurlarımıza bırakmak daha doğru.

Yayın hayatına girdiğiniz ilk zamanlarda bu kadar geniş kitlelere ulaşacağınıza dair hedefleriniz var mıydı?

Bunu derginin sahibi olan yakın arkadaşım Mehmet Özgür’e sordum. Sonuçta kurulduğu zaman beklentileri olduğunu ama gidiş hatın beklentileri kat ve kat aştığını belirtti ki şu anda da durum budur. Kirpi bizi, biz onu destekliyoruz. Birlikte büyüyor, öğreniyor ve gelişiyoruz.


Derginizin gelecekte planladığı veya katkıda bulunacağı projeler var mı? Bize bunlardan bahsedebilir misiniz?
Şu an basılı dergimiz aslında en büyük projemizdir. Onu daha geliştirmek için sürekli planlar ve projeler üretiyoruz. Pandemi öncesinde Kirpi ile bağlantılı projelerimiz vardı ama biraz beklemeye aldık. Mesela Kirpi Kitap kulübü projesi. Ben 6 senden fazladır devam eden ve kendim kurduğum bir kitap kulübünün bir parçasıyım. Bunu Kirpi’ye de uyarlamak istiyoruz. Ayrıca şiir okuma günleri organize etmek de projelerimiz arasında idi. Bir de dolaylı olarak dergimizdeki yazar arkadaşlara başlattığım “Kadın Öyküleri” seçkisi projemiz var. 8 Mart 2021’de lansmanı yapılacak “21 Kadın 21 Öykü” projemiz. Bu projenin fikir annesi ve uygulayıcı benim. Kirpi’de yer alan kadınlarla başladık ama artık o kadar büyüdü ve gelişti ki. Şimdi Kirpi’den bağımsız çok keyifli bir başka proje oldu.

Son olarak, yıllardır içinde bulunduğunuz yayın hayatı boyunca edindiğiniz tecrübelerinizden Divit Kalem’e söylemek istedikleriniz var mı?

Bu süreçte işinizden keyif almanın önemini bir kere daha anladım. Ayrıca sevdiğiniz bir işi yapmanız sizi ileriye götüren inanılmaz bir güç. Ben bu gücü Kirpi ile bir daha keşfettim. Dergi vasıtası ile tanıştığım her bir insan her bir kalem çok büyük dersler almama ve dostlar edinmeme sebebiyet vermiştir. Sizin vesileniz ile bunları burada tekrar etmekte beni çok mutlu etti.


Bizimle röportaj yapma teklifini kabul ettiğiniz için sonsuz teşekkürlerimizle...

DİĞER RÖPORTAJLARIMIZ:

MÜNZEVİ SANAT İLE SÖYLEŞİ

Kısa bir zaman diliminde çokça ilgi görmüş bir dergi olan Münzevi Edebiyat ve Sanat dergisinin kurucusu olan Dilara Mutlu ile yayın hayatı ve güncel edebi icralar ile ilgili bir röportaj gerçekleştirdik.

HASAN KIYAFET / RÖPORTAJ

“İşkenceden sonra iki omuzumda, iki polis, jandarma oturuyor gibi yazıyorum. Bunun adı ise yazı yazmaktan çok, savunma yapmak olsa gerek. Yani otokontrollü bir sanat yaşamı…”

HAKAN BIÇAKCI / RÖPORTAJ

“Yola çıkarken böyle bir planım, iddiam yoktu. Genelde aklımda sadece o dönem yazmaya çalıştığım kitap oluyor. Bu hem ilk hem de son kitabımmış gibi hissediyorum.”

HAYDİ DERGİ İLE SÖYLEŞİ

Kısa bir zaman diliminde çokça ilgi görmüş bir dergi olan Münzevi Edebiyat ve Sanat dergisinin kurucusu olan Dilara Mutlu ile yayın hayatı ve güncel edebi icralar ile ilgili bir röportaj gerçekleştirdik.