writing-1209121_1920.jpg

SEVGİLİ ANNECİĞİM

İrfan Erdoğan

  • Siyah LinkedIn Simge
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest

Aramızdan ayrılalı bir hayli zaman oldu ama biz seni hiç ama hiç unutmadık.Her an
bizimleymişsin gibi yaşamaya devam ettik.Hasretin dayanılacak gibi değil ama yapacak bir şey
de yok.Kendimizi yokluğuna alıştırmaktan başka ceremizin olmadığını bilip öyle yaşıyoruz
işte.Bazı insanlar mesela yanıbaşınızdayken bile esamesi okunmayacak derecede varlığı ile
yokluğu bir olan insanlar gibidir ama seni, aramızdan ayrılışının 45 yılında da olsa, yaptığımız
her güzel işte hatırlamak bile bize güç ve kuvvet veriyor,vermeye devam ediyor.Hiçbir şey senin
bırakıp gíttiğin gibi değil anne,çok şey değişti çok.Mesela sen giderken 7 nüfustuk şimdi 4 kişi
kaldık.Anlayacağın aileden üçü aramızdan ayrılıp sonsuzluğa gitti.Şimdi hepimiz büyüdük birer
anne ve baba olduk çocuklarımız da oldu.Seni her anışımızda onlara seni anlattık mutlaka ama
onlar yine de seni tanımadıkları göremedikleri için senin hakkından konuştuklarımızı sadece
dinlemekle yetindiler,yetiniyorlar o kadar.Bize sağlığında her gün üç ogünde “iyi birer insan olun
başka bir şey istemiyorum” deyişin bize rehber oldu,iyi birer insan olmaya çalıştık hep ve bunu
çocuklarımıza da anlattık anlatıyoruz. Onun için gözün arkada kalmasın anne.Mutlaka her gün
olmasa da aile içinde senden bahsettiğimiz oluyor ama bugün bizden ayrılığının tam 45. yılı
olunca sana bu satırları yazmadan edemedim.Dediğim gibi aramızda yoksun onun için de seni
özlemekten başka bir şey yapmıyoruz ancak bize miras kalan o sözlerini rehber ediniyoruz.Ha az
daha unutuyordum,bizden ayılıp gittiğinde yaşadığımız evi değiştirdik sonra kaldığımız şehri de
değiştirdik.Derken hepimiz evlendik ve ayrı diyarlara gitmek zorunda kaldık ama sen hep
bizimlesin bunu da bilmeni istiyoruz.En çok zoruma giden ne anne biliyormusun anne?
Sağlığınızda babamla yaptığınız vasiyetinizde “ölünce ikimizi de aynı mezara koyun” deyişinizi
şartlarımızın ve ortamın müsait olmayışı yüzünden yerine getiremedik,onun için babam
istanbul´larda sen ise Mersin´lerde kaldın.Bundan dolayı ikinizden çok ama çok özür diliyoruz
bizleri affedin.Son olarak diyeceğim hepimiz çok çok iyiyiz çalışıyoruz yaramaz bir durum da
yok ancak dünyamız çok ama çok kötü bir Korona salgını ile karşı karşıya kaldı.Tam bir yıldır bu
salgın ve bu salgının yarattığı yıkımla uğraşıyoruz.Bu satırları sana yazarken gazeteler dünyada
yaklaşık 3 milyon insanın bu salgın ve hastalıktan olduğunu yazıyordu anne.Yani anlayacağın
dünyanın hali hiç iç açıcı değil,hiçbir şey bıraktığın gibi kalmadıysa da çok güzel şeyler de
yaşamadı,yaşamıyor dünyamız onu da diyeyim.Yine açlık,yine işsizlik,yine yoksulluk,kıtlık ve
kıranla boğuşup duruyor.Aslında yazılacak çok şeyler var anne,ama hepsini tek tek yazmanın da
anlamı olacağını sanmıyorum.Sana yaşadığımız dünyanın ve yaşamımızdan kısa bir özet
yazdım.Zaten şen de sağlığında bir şeyi uzun uzadıya yazmamızı ve konuşmamızı
sevmezdin.Çok kısa ve net konuşurdun...Sana olanca özlem ve hasretimizle bir kez daha anıyor
ve son nefesimize kadar unutmayacağımızı yineliyoruz....Toprağın incitmesin seni


İşçi yazar…