SEVİL KÖYBAŞI İLE RÖPORTAJ

"Son yıllarda çocuk kitaplarına olan talebin artması niteliksiz pek çok kitabın da raflara girmesine neden oldu. Buna dair üzücü haberlerle sık sık karşılaşıyoruz. Bu konuda denetimden sıkça söz edilse de bunun da doğruluğu tartışılır. Kitapta denetim, sonrasında tehlikeli boyutlara varabilir."

Edebiyata ses getirmiş çocuk kitabı yazarlarından biri olan Sevil Köybaşı ile “Bir Devrin Çocukları” serisi ve seride bulunan yazarlardan biri olan Yaşar Kemal hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik. Kendisinden bu söyleşiyi mümkün kıldığı için sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz...

1. Öncelikle, Bir Devrin Çocukları projesinin ortaya çıkışı ve gerçekleştirme süreci hakkında . bilgi edinmek isteriz.
Merhaba.” Bir Devrin Çocukları “ öğretmenlik yaptığım yıllarda aklımda olan bir
projeydi. Çocuklarımızın, tarihimize yön veren ve gerçekten örnek alabilecekleri ,
onlara model olabilecek isimleri hiç tanımadıklarını ,bilmediklerini o yıllarda fark ettim.
Barış Manço’yu , Adile Naşit’i , Yaşar Kemal’i ve daha birçok kıymetli ismi…
Elbette bu onların bir eksiği ya da hatası değildi. Onlara dair bilgi alabilecekleri bir
kaynak yoktu. Aslında seviyelerine ve yaş gruplarına uygun bir kaynak yoktu demek
sanırım daha doğru olur. Yayın yönetmenliği yaptığım dönemde bu projemi
gerçekleştirmeye karar verdim. On kitaplık projemiz dört kitapla sınırlı kalsa da benim
çok keyif aldığım ve benim için hep özel olarak kalacak bir proje oldu.


2. Toplumun ona karşı intibaından edebiyat tarihine olan tesirine kadar Yaşar Kemal’ in hayatınıza olan etkisi nasıldı/ ne denli büyüktü?
Küçük bir kasabanın oldukça büyük ve zengin bir kütüphanesinde tanıştım ben Yaşar
Kemal’in kitaplarıyla. İlkokul 3 ya da 4. sınıftaydım o zamanlar. İç içe geçmiş iki
kütüphane vardı. Çocuk bölümünden yetişkin bölümüne geçip kitap seçerdik kendimize.
İşte İnce Memed’i seçmem ve Yaşar Kemal ile tanışmam o döneme rastlar.
Hayatıma olan etkisine gelince… Hatay’da doğup büyümüş biri olarak betimlediği
coğrafyayı anlamak hiç zor olmadı.10 yaşında o kitapları okuduğumda ne hissediyorsam
şimdi okuduğumda da aynı şeyi hissediyorum. Hangi şehirde olursam olayım o satırlara
başladığım anda o eşsiz betimlemeler sayesinde Çukurova’nın sıcağında, pamuk
tarlasında çalışan çocukların yanında ya da burnumda sıcak tarhana kokusuyla
Torosların bir köyündeki bir yer sofrasında olabiliyorum mesela. Zaten dili böyle ustaca
kullanan, kaç tane edebiyatçı var bilmiyorum. Anlatmakla bitmez ama kendi adıma
bana okumayı , edebiyatı sevdiren, Türkçemize hayran bırakan , hatta yazmama vesile
olan isim diyebilirim.


3. Bir Devrin Çocukları serisi hakkında konuştuğunuz bir röportajınızda “Bu proje için yola çıktığımda aklımdaki ilk isim Yaşar Kemal’di. En büyük hayalim ona dair bir şeyler yapabilmekti çünkü.” İfadelerini kullanmışsınız. Size bu hayali uyandıran belirli bir hatıranız var mı?
Aslında yukarıdaki soruda farkında olmadan bu sorunun da cevabını vermişim :)
Bana okumayı .yazmayı ve Türkçe’yi sevdiren isim olduğu için diyebilirim.


4. Özellikle de çocuk, genç kesimin okuma alışkanlıklarında çoğunlukla bilim kurgu ve fantastik türlerini görüyoruz, fakat buna rağmen okuyuculardan çokça olumlu geri dönütler almanız sizce anlatım üslubunuzdaki hangi niteliklere dayanıyor?

Anlaşılır olmak… Benim bu seriyi yazarken en büyük amacım buydu. Sizin de ifade
ettiğiniz gibi bu konular günümüz çocukları için çok cezbedici konular değildi. Bu
nedenle de ben bu isimlerin çocukluklarını ve hayallerini bir kurgu dahilinde anlatmayı

seçtim. Bu seriyi okuyan bütün çocuklara, tarihimize yön vermiş bu isimlerin de bir
zamanlar kendileri gibi çocuk olduklarını, hayaller kurduklarını, bu hayallerden
vazgeçmemek için neler yaptıklarını anlatmaya çalıştım. Yaşar Kemal’den esinlenerek
de biraz betimlemeler yaptığımı itiraf edeyim :) Bu nedenle kitapları bitirdiklerinde
okuyucularımın da minik Ara, Kemal, Halide, Afife gibi hayaller kuracağına
inanıyorum.

5. Yine Yaşar Kemal’ in bulunduğu başka gelecek proje tasarılarınız var mı?
Evet .Biraz daha büyük yaş grubu için de bir projem var ama detayları
paylaşmayayım :)

 

6. Sizce Yaşar Kemal’in halk tarafından büyük bir saygı toplaması yalnızca güçlü kalemi ve muhteşem betimlemeleri ile insanı içine alan üslubuna mı dayanıyor?
Türk edebiyat tarihi açısından bakarsak Yaşar Kemal gibi bir isim bir daha gelir mi
bilemiyorum. Sizin de belirttiğiniz gibi onun bu kadar büyük olmasının nedenini sadece
kalemine bağlamak çok doğru olmaz. Bana göre bu sevgi ve saygının en büyük nedeni
halka rağmen ya da halktan kopuk değil halktan biri olmasıydı. İnsanlara uzaktan
bakmak yerine insanın özüne indi.Hangimiz unutabiliriz onun röportajlarını. Kimi
zaman sokak çocuklarının kimi , zaman hamalların, kimi zaamn köprü altında yaşayan
evsizlerin Yaşar Kemal’iydi o.

7. Size Bir Devrin Çocukları serisine başlama motivasyonunu veren en büyük neden çocuklar, peki kitaplarınızı okurken onlarda uyandırmak istediğiniz izlenim ve yargı nedir?
Hayal kur.
Bu hayallerini gerçekleştirmek için hep bir umudun olsun.
Ve o umudunu asla kaybetme...
Tüm seride anlatmak istediğim tam olarak bu aslında…
Ayrıca Yaşar Kemal kitabında onun bir sözünü de umutlarını hiç yitirmemeleri için
kullandım.
“ Şu hayat dedikleri, ne güzel şeydi”

8. Hazırlık sürecinde yararlandığınız kaynaklar, gerçekleştirdiğiniz çalışmalar nelerdi? Yaşar Kemal hakkında yaptığınız araştırmalar yazara karşı görüşlerinizde çeşitli değişiklikler yarattı mı?
Çok uzun bir süreçti. Yaşar Kemal’in hayatına dair ne kadar haber, yazı, makale
okuduğumu ben bile hatırlamıyorum. Bunlar elbette çok önemliydi. Okudukça hayranlığınız
daha çok artıyor tabii ki. O dönemde okuduğum ve şu anda hangi makalede olduğunu
hatırlayamasam da “ Ben aslında tek bir romanı yazdım” sözü beni çok etkiledi. İnsanın
romanını yazmıştı.

Tüm araştırmalara rağmen bu konudaki en büyük desteği Yaşar Kemal’in sevgili eşi Ayşe
Hanım ve yeğeni Sadık Gökçeli’den aldım. Çocukluğuna dair öyle kıymetli anılar paylaştılar ki.
O kitapta Yaşar Kemal’in Çukurova’da geçen çocukluğu var gerçekten.


9. Edebiyata ses getirmiş çocuk kitabı yazarlarından biri olarak ülkemizdeki güncel çocuk edebiyatını, yayımlanan güncel çocuk kitaplarını nasıl eleştirirsiniz?
Gerçekten çok güzel, çok kıymetli çocuk kitapları, çok değerli yazarlar var. Bunları
gördükçe mutlu oluyorum. Ancak bunlar maalesef azınlıkta. Son yıllarda çocuk kitaplarına olan
talebin artması niteliksiz pek çok kitabın da raflara girmesine neden oldu.Buna dair üzücü
haberlerle sık sık karşılaşıyoruz. Bu konuda denetimden sıkça söz edilse de bunun da doğruluğu
tartışılır. Kitapta denetim, sonrasında tehlikeli boyutlara varabilir.
Özellikle son dönemde kitabınızın basılması için birikimden ziyade sosyal medya bilinirliği
aranıyor. Doğal olarak bu da herkesin “Ben de yazarım “demesine zemin hazırlıyor. Elbette
yazar olmak için bir ehliyete gerek yok ancak hedef kitleniz küçük çocuklar olunca, yazar
olarak çocuk gelişimine ve psikolojisine hakim, donanımlı, kitap bilgisi ve görgüsüne sahip ve
dili iyi kullanan biri, yayın evi olarak ise seçici olmanız gerekiyor.

10. Son olarak, sizin Yaşar Kemal’e ait okuduğunuz favori kitabı hangisi?
Benim için baş yapıt İnce Memed’dir.
İnce Memed’lerin varlığına inandırmasındandır belki