IMG_2784.jpg

ZİNCİRLEME SANAT TAMLAMASI

Saygın Ünel

  • Siyah LinkedIn Simge
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest

İnsanı yaşadığı çağ mı şekillendiriyor? Yoksa insan mı yakaladığı bir zaman dilimini yoğurup
şekillendiriyor? Belki de bu paradoksun diyalektiğinde geçen sürece “çağ” adını verip
peşinden sürükleniyoruzdur. Evrende her şeyin dinamik olduğunu düşünürsek zamanın
ruhunun bizi kolektif değişimlere sürüklemesi yadsınamaz. Bu değişimin nabzını tutabilmek
içinse elimizde bir zaman makinesi vardır; sanat!


Dünya’da insana dair bulgular saptandığından beri sanatın izlerine rastlıyorsak bu bize
sanatın gerekliliğini kanıtlar. Bir mağara resmine bakmak ya da topraktan bir eser çıkartmak
o çağa yapılan bir yolculuktur ve bu yolculukta dönemin “moda” anlayışından yaşam tarzına,
yedikleri yemeklerden eğlence şekline, yönetim biçiminden ekonomisine kadar her şeyi
öğrenebiliriz.


Primitif sanatçılar anlık olarak kendilerini ifade ederken yüzyıllar sonra dönemlerinin bütün
sırlarını ele vereceğinden habersizlerdi. Özgün eserlerini yaratırken bile zamanın ruhu onları
asla rahat bırakmaz ancak zamanı da rahat bırakmayan bir şey vardır; değişim! Her şey
başkalaştığında aslında zincire yeni bir halka daha eklenecektir. Yeni bir çağ demek yeni bir
sanat akımı demektir. Antik Çağ’dan günümüze uzanan zaman yolculuğunda birçok sanat
türü o çağın sesi olmuş ve her biri aynı potada erimiştir.


Her tür sanat eseri aslında dönemin zihniyetinin izdüşümüdür. Örneğin 17. Yüzyıl Fransa’sında
monarşi hüküm sürer fakat kraliyet sanatı destekler. XIII Louis’in atadığı kardinallerin sanat
koruyuculuğu misyonları olduğundan dine dayalı bir sanat anlayışı hüküm sürmeye başlar. Özellikle
mimaride insana aciz bir fani olduğunu düşündürmek ve kilisenin üstünlüğünü vurgulamak adına
oldukça yüksek tavanlı ihtişamlı yapılar dayatılır. Hal böyleyken resim, heykel ve müzikte de bu
ihtişamın görülmesi kaçınılmaz hale gelir. Barok dönem müziğine baktığımızda zıtlıklarla süslenmiş
ezgilerin yine o döneme ait kilisenin cephesindeki girintili çıkıntılı gölgelere kaçıştığını görebiliriz.
Sanki ezgiler bir süre dinlenip oradan Rubens’in bir tablosunun renk geçişlerinde güçlendikten sonra
yükselerek geri döner. Barok örneğindeki gibi tüm dönemlerin her alandaki sanat eserlerini birbirine
uyan parçaları olan yapboz gibi gördüğüm için “zincirleme sanat tamlaması” diyorum.

Tablo: Derya Yıldız  

Görselin tam hali için tıklayınız